Dünya zırhını yitiriyor mu? | " /> Dünya zırhını yitiriyor mu? | "/>

En Sıcak Konular

Dünya zırhını yitiriyor mu?

18 Nisan 2011 10:37 tsi
Dünya zırhını yitiriyor mu? Bir ân için, bundan bir milyon yıl önce yaşadığımızı düşünelim. Pusulamızın N (North) yazılı ucunun kuzeyi değil, güneyi gösterdiğini fark edecektik.

Musa Bağraç/ Sızıntı

Bir ormanda ilerlerken kaybolduğumuzu düşünelim. Elimizde pusula ve harita var; bunları kullanabildiğimiz takdirde, hedefimize ulaşmamız kolaylaşacaktır. Zîrâ pusulayla yönümüzü, haritayla da bulunduğumuz yeri tespit edebiliriz. Dünyanın neresinde olursak olalım, her yerde manyetik alan bulunduğuna göre pusulayı da kullanabiliriz. Zîrâ pusula Dünya'nın manyetik alanıyla irtibatlı çalışarak iğnesinin N yazılı ucu kuzeyi (aslında Dünya'nın manyetik kuzey kutbunu), diğer ucu da güneyi (Dünya'nın manyetik güney kutbunu) gösterir.

Bir ân için, bundan bir milyon yıl önce yaşadığımızı düşünelim. Pusulamızın N (North) yazılı ucunun kuzeyi değil, güneyi gösterdiğini fark edecektik. Çünkü Dünya'nın manyetik kuzeyi o zamanlarda güney kutbundaydı. Bundan 780.000 yıl önce ise, Dünya'da şaşırtıcı bir hâdise meydana geldi. Gezegenimizin manyetik kuzeyi birden güneye, manyetik güneyi de kuzeye dönüştü. Yerküre tarihine baktığımızda periyodik olmasa da her 250.000 yılda bir manyetik kutupların yön değiştirerek zıddına tekabül ettiği söylenebilir. Uzmanlar, Dünya'nın manyetik alanının git gide zayıfladığını ve yakın zamanda tekrar böyle bir değişimin gerçekleşebileceğini düşünüyor.

Manyetik alanın mahiyeti
Dünya'nın manyetik alanı kuzey ve güney kutupları olan bir mıknatıs çubuğuna benzetilebilir. Manyetik alan şiddetinin fazla olduğu manyetik güney kutbundan, bunun daha zayıf olduğu manyetik kuzey kutbuna doğru manyetik alan meydana gelir. Kullandığımız pusulalar zaten bu yüzden manyetik alan çizgilerinin yerin derinliklerine girdiği manyetik kuzeyi gösterir (Resim 1).

Yer manyetik alanı dinamiktir. Meselâ, kuzeydeki (Arktik bölge) manyetik kuzey kutbu her gün 90 metre Asya kıtasına doğru ilerleyerek, bir yılda 30 kilometre kaymaktadır. Manyetik alan, Güneş aktivitesinin artması gibi dış faktörlere bağlı olarak da küçük ve kısa vadeli değişiklikler gösterebilir. Asıl değişim ve dönüşüm iç faktörlere bağlıdır. Arzın derinliklerindeki sıcaklık ile merkezdeki çekirdek ve bunu saran mantonun demir elementi bakımından zengin olması, dünyanın kendi etrafında dönmesiyle birleşince âdeta bir jeodinamo gibi yerkürenin merkezinden yüzeyine doğru manyeto-elektrik akım ve alanlar oluşur. Bu şekilde gezegenimizi bir manyetik alan (veya kalkan) kaplar. Dünya'nın manyetik alan şiddeti bu iç faktörlere bağlı olarak kimi zaman azalır, kimi zaman da artar.

Kutup değişimi nasıl gerçekleşir?
Dinamik manyetik alanlarda rekoneksiyon denen ilginç bir hâdise meydana gelir. Bunun nasıl gerçekleştiği henüz teferruatlı bir şekilde bilinmemekle birlikte, bu hâdise manyetik alanda sürekli yeni bağlantıların oluşmasına yol açmaktadır. Paleomanyetik özelliğe sahip değişik jeolojik yaşlardan soğumuş volkanik lâvlar ve bunların aşınma-taşınma-çökelme türevlerini ihtiva eden tortul kayaçlar üzerinde çalışılarak bunların oluştuğu dönemdeki manyetik kutupların nasıl olduğu (ve jeolojik geçmişte manyetik alanının on binlerce defa değişime uğradığı) tespit edilebilmektedir. Bu kayaçlardaki ince uzun iğne şekilli demir mineralleri, soğumalarına yakın bir sıcaklıkta, o ânda içinde bulundukları manyetik alan çizgileri doğrultusunda (manyetik kutba doğru) yönleniyor.

Gezegenimizde son manyetik kutup değişikliği 780.000 yıl önce gerçekleşmiştir. İstatistikî hesaplamaların yanında bir de 1830 yılından bu yana jeofizikçilerin tespitleri bulunmaktadır. Buna göre manyetik alanın gücünde % 10'luk bir düşüş kaydedilerek, bin yıldan beri toplam % 33'luk bir zayıflama gerçekleşmiştir. Bütün bu veriler ışığında, manyetik alan yeniden bir dönüşüm sürecine girmektedir ve insanlığın ömrü yeterse, buna şahit olabilecektir. Lokal manyetik alan anomalileri gezegenimizin bazı bölgelerinde bugün bile gözlemlenebilmektedir. Acaba bu dönüşüm süreci canlılar için ne mânâya geliyor, insanlar için bir facia olabilir mi?

Fonksiyonu gereği Dünya'nın manyetik alanı, gezegenimizi zararlı güneş fırtınalarına ve kozmik ışınlara karşı kurşun geçirmez bir yelek gibi korumaktadır. Fakat bilim insanları, manyetik alan şiddetinin dönüşüme uğramadan geçmişte olduğu gibi belli bir süre için sıfırlanacağını tahmin ediyor. Tahminlere göre bu durumda kozmik ışınların yeryüzüne ulaşmasıyla mutasyonlar gerçekleşebilecek, insanlar ve diğer canlılar bundan değişen derecelerde etkilenebilecektir.

Aslında, Rahmeti Sonsuz tarafından hikmetli bir görev yüklenmiş olan güneş fırtınalarında elektrik yüklü parçacıklar saniyede 300 ila 400 kilometre hızla yerkürenin elektrik yüklü iyon atmosferine çarpar. Çarpışma esnasında güneşe bakan yönlerde fılaman adı verilen manyetik borular oluşur. Böylelikle gezegenimiz zararlı gibi görülen güneş fırtınaları vesilesiyle çok kısa bir zamanda yeni bir manyetik alana kavuşur. Astronomlar bu sürecin 15 dakikadan daha kısa süreceğini ifade ediyor. İnsan bu intizam karşısında âdeta "Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise oradaki (Allah'ın varlığını gösteren) delillerden yüz çevirmektedirler." (Enbiya, 32) gerçeğini bir defa daha hatırlıyor.

Manyetik alanın bu yeni muhtemel dönüşüm süreci, ufak tefek hasarlar hâriç, sinema filmlerindeki 2012 kıyamet senaryolarının aksine, canlılar için oldukça zararsız geçeceğe benziyor. Fakat uydular, güneş fırtınalarından ve kozmik ışınlardan hemen etkilendiklerinden, manyetik alanın zayıflaması neticesinde haberleşme ve yön bulma (navigasyon) teknolojisiyle televizyon-radyo yayın sistemleri tamamen devre dışı kalabilir. Manyetik alana göre yönlerini tayin eden çeşitli hayvan türleri de bu süreçte bazı problemler yaşayabilir. Bu tip anormalliklerin yaşanmaması, Dünya'nın Güneş Sistemi'nde en iyi korunan hususi yaratılmış bir gezegen olduğu hakikatini bize göstermektedir.

Kaynaklar
- http://weltderwunder.de.msn.com/mensch-und-natur-article.aspx?cp-documentid=151880554&page=0
- http://de.wikipedia.org/wiki/Erdmagnetfeld
- http://www.br-online.de/br-alpha/alpha-centauri/alpha-centauri-erdmagnetfeld-2005-ID1207917447092.xml
- M. Karlıdağ, Dünyamızın Görünmeyen Kalkanı, Sızıntı, Sayı 143, 1990.
- Ahmet Eser, Büyük Mıknatıs, Sızıntı, Sayı 341, 2007
 



Bu haber 1,061 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,412 µs