fitoterapi öğrenmeli | " /> fitoterapi öğrenmeli | "/>

En Sıcak Konular

Hekimler fitoterapi öğrenmeli

2 Kasım 2010 11:10 tsi
Hekimler fitoterapi öğrenmeli 'Hangi Kansere Hangi Bitki' kitabı yazarı Doç. Dr. Canfeza Sezgin “Hekimler fitoterapi öğrenirse hastaların suistimal edilmesini önleyebiliriz” diyor

Hangi Kansere Hangi Bitki adlı kitabı kaleme alan Ege Üniversitesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Canfeza Sezgin, ehil olmayan kişilere başvurup bitkisel tedavi görmeye çalıştığı için hastalığı ilerleyen birçok kişiyle karşılaştığını söylüyor. Sezgin “Hekimler fitoterapi öğrenirse hastaların suistimal edilmesini önleyebiliriz” diyor

Tıptaki bilimsel gelişmelere rağmen kanser hala çağımızın en korkulan hastalıklarından biri... Kanserle savaş yolunda bilim insanları çalışmalarını sürdürürken, artık tamamlayıcı tıp olarak adlandırılan bitkisel tedavilerin de faydalı olabileceği kabul ediliyor. Ege Üniversitesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı ve Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Canfeza Sezgin de uzun yıllardır kanser hastalarının tedavisiyle ilgileniyor. 10 yılı aşkın zamandır yaptığı araştırmalar sonucunda vardığı sonuç şu: “Bitkiler ve diğer tamamlayıcı yöntemler kanser tedavisinde etkili ve faydalı.”

Sezgin bu nedenle Hangi Kansere Hangi Bitki adlı kitabı kaleme aldığını söylüyor: “Bitkisel ürünlerin kanserin alternatif tedavisi değil, tamamlayıcısı olduğuna inanıyorum. Tamamlayıcı tedavide sadece bitkisel ürünlerin yanı sıra hipnoz, akupunktur, masaj, müzik tedavisi gibi diğer yaklaşımların da yararlı olduğunu düşünüyorum. Son günlerde ehil olmayan kişilere başvurup sadece bitkilerle tedavi olmaya çalışan ve hastalığı ciddi şekilde ilerlemiş çok sayıda hastam bana başvurmaya başladı. Biz hekimler fitoterapi (bitkilerle tedavi) veya diğer tamamlayıcı yöntemleri öğrenerek hastalarımızın bu tür suistimallere kurban gitmesini engelleyebiliriz.”



HEPSİ BİRLİKTE KULLANILMAZ

Sezgin’e kitabında aynı kanser türü için birçok bitki önerdiğini hatırlatarak “Birkaç bitkiyi bir arada kullanmak zararlı olabilir mi?” diye soruyoruz. Şu yanıtı veriyor: “Bunların hepsinin kullanılması söz konusu değil. Çünkü ne kadar çok ürün kullanılırsa o kadar çok yan etki ve bitki-ilaç olumsuz yan etkileşimleri ortaya çıkıyor. Fitoterapi yaklaşımı olarak az sayıda ve birbirinin etkisini arttıracak ürünlerin tercih edilmesi gerekiyor. Ayrıca bitkisel ürünler kullanılan ilaçların tedavi edici özelliklerini ve yan etkilerini olumsuz yönde etkilememeli.”

Bitkisel ürünlerin demleme, kaynatma, tentür hazırlama, pomat haline getirme veya kapsül formunda hazırlanması gibi kullanım çeşitleri bulunduğunu anlatan Sezgin şöyle devam ediyor: “Kapsül olarak hazırlanan üründe bitkisel ürün ekstrakt olarak daha konsantre edilmiş halde bulunuyor. Fakat diğer yöntemlerin etkisiz olduğunu söyleyemeyiz. Bazen kapsüllerde bitkinin içinde temel etkili kimyasal madde hangisi ise o madde yoğun olarak bulunur, diğer yararlı maddeler bulunmayabilir. Bu da bitkinin güçlü etkisinin kaybolmasına neden olur. Ben daha çok kapsül, çay ve macun formlarını tercih ediyorum.”

Köpekbalığı kıkırdağının faydası yok

DOÇ. Dr. Canfeza Sezgin, Hangi Kansere Hangi Bitki adlı kitabında A vitamini, zakkum, acı ot, germanium, polydox, homeopati gibi kanser hastalarının kullanmaması gereken ürünler ve tedavi yöntemlerine de yer veriyor. Bunlardan biri sıkça kullanılan köpekbalığı kıkırdağı.

Köpekbalıklarının hiç kanser olmadığı ve bunun sırrının köpekbalığı kıkırdağı olduğuna dair yanlış bir inanış bulunduğunu hatırlatan Sezgin “Yapılan araştırmalarda köpekbalıklarının cilt, karaciğer, yumuşak doku, lenfoma, safra yolu, bağırsak ve tiroit kanseri olduğu saptanmıştır. Köpekbalığı kıkırdağı hiçbir işe yaramıyor. Hatta meme ve kalınbağırsak kanserli hastalarda yapılan çalışmalarda köpekbalığı kıkırdağının mide şikayetleri, ishal, iştahsızlık, şeker hastalarında şeker düşüklüğü, karaciğer testlerinde bozukluk gibi çok fazla yan etkisi olduğu ortaya çıkmıştır” uyarısını yapıyor.

Bu besinlerle kansere karşı korunun

Doç. Dr. Sezgin kansere karşı etkili en önemli besinleri şöyle sıralıyor: 

1. ZERDEÇAL: Önemli baharatlardan olup ağız, idrar torbası, mide, rahim ağzı, kalınbağırsak ve cilt kanserlerine karşı koruyucu olabilmektedir. Günde iki tatlı kaşığı tüketilmesinin yararlı olabileceği düşünülmektedir.

2. DUTSU MEYVELER: Ahududu, dut gibi meyveler ağız, yemek borusu ve kalınbağırsak kanserine karşı koruyucudur. Günde bir fincan tüketilmesi önerilmektedir.

3. SARIMSAK: Mide, kalınbağırsak, yemek borusu ve prostat kanserine karşı koruyucudur. Pişirilme, mikrodalga veya kurutmayla hazırlanan sarımsak ürünlerinde asıl yararlı madde olan alil sülfür bileşenlerinin azalır. Bu nedenle ideali çiğ tüketilmesidir.

4. SOYA: Soya ürünlerinin düzenli olarak tüketilmesiyle meme, rahim ve yumurtalık kanseri gibi kanserlerden korunma sağlanmaktadır. Uzakdoğu’da meme kanserinin az görülmesinin nedenlerinden birisi soya ürünlerinin daha çok tüketilmesidir.

5. DOMATES: Likopen isimli madde içermekte olup prostat, akciğer ve mide kanseri riskini azaltabilmektedir. Pişmiş olarak tüketilmesi daha fazla yarar sağlamaktadır.

6. MANTAR: Astragalus, reishi ve shitake başta olmak üzere çok sayıda mantar türünün çeşitli kanserlerin görülme sıklığını azalttığı düşünülmektedir. Bağışıklık sistemini uyaran beta glukan maddesi temel etkilidir. Bağışıklık sistemini uyarmak için gerekli doz bilinmemekle birlikte üretici firmalar günde 50-1000 miligram beta glukan’ın aç karna alınmasını önermektedirler.

7. ZEYTİNYAĞI: Dünyada son yıllarda önem kazanan sağlıklı besinlerin başında gelmektedir. Meme, yumurtalık, kalın bağırsak, yemek borusu, mide ve akciğer kanserine karşı koruyucu olduğu ile ilişkili çok sayıda çalışma bulunmaktadır.

8. ÜZÜM: Kansere karşı koruyucu besinlerin başında gelmektedir. İçinde bulunan resveratrol maddesi temel etkili olup üzüm kabuğunda bol bulunmaktadır. Üzüm çekirdeği ekstraktı da yararlı olan bir diğer besin takviyesidir.

9. YEŞİL ÇAY: Karaciğer, prostat, akciğer, pankreas, kalınbağırsak kanserine karşı koruyucu etkisi vardır. Günde beş fincandan fazla yeşil çay içilmemelidir.

10. BROKOLİ: Kansere karşı en önemli koruyucu bitkilerdendir. Akciğer, kalınbağırsak, rahim, prostat, yumurtalık ve meme kanseri riskini azaltmaktadır. Asıl yararlı maddesi acı tadını veren sülfürofandur ve bu madde brokoli filizinde bol bulunur. Günde bir yemek kaşığı brokoli alınması, haftada bir buçuk kilo brokoli tüketilmesine eşdeğerdir.

Berrin Haberveren'in bu röportajı 31.10.2010 tarihinde Star gazetesinde yayınlanmıştır.

Doç. Dr. Canfeza Sezgin'in Hangi Kansere Hangi Bitki kitabını temin etmek isterseniz lütfen tıklayınız.

 



Bu haber 1,782 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,328 µs