En Sıcak Konular

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta



Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
10 Eylül 2009

Tomografilerde kanser riskine dikkat




            Tıpta teknolojideki gelişmelerden en fazla yararlanan tıp dallarının başında radyoloji geliyor. Tomografi, manyetik rezonans, sintigrafi, PET gibi görüntüleme yöntemleri doktorların da hastaların da işlerini inanılmaz derecede kolaylaştırdı. Bu tetkiklerle henüz hiçbir belirti vermeyen pek çok hastalığın erken teşhisi ve bu sayede de tedavileri mümkün olabiliyor.

Ancak bu incelemelerin çoğunda X-ışınlarının kullanılması bazı sakıncaları da beraberinde getiriyor. Bunların başında kanser riski geliyor, çünkü kanser oluşumuna yol açabilen faktörlerden biri de yüksek dozda radyasyona maruz kalmak

Geçtiğimiz günlerde NEJM isimli önemli bir tıp dergisinde yayınlanan bir araştırmada, her sene en az 4 milyon Amerikalı’ nın tıbbi tetkikler dolayısıyla yüksek dozda radyasyona maruz kaldığı, bunların 400 bininin aldıkları radyasyon miktarının nükleer santrallerde çalışanların bir senede almalarına izin verilen maksimum dozunun bile üzerinde olduğu belirlendi.

Araştırmaya göre, radyolojik inceleme yapılan kişilerin aldıkları ortalama radyasyon miktarı 2.6 miliSievert (mSv) olarak bulunmuş ki, bu oldukça düşük bir doz ve insan sağlığı için herhangi bir tehlike oluşturmuyor, ancak hastaların yüzde 20’ sinin orta derecede, yüzde 2’ sinin ise yüksek derecede radyasyon almış olmaları üzerinde durulmaya değer bir konu.

Radyasyonun kansere sebep olduğu konusunda hiçbir şüphe yok ve alınan doz arttıkça kanser riski de artıyor. Tüm kanserlerin yüzde 2’ sinin sebebinin radyasyon olduğu biliniyor. Tabii ki bu hemen ortaya çıkan bir olay değil, radyasyona bağlı kanser oluşumu için uzun senelerin geçmesi gerekiyor.

Araştırmada en çok tomografi ve kalp sintigrafilerinden dolayı radyasyona maruz kalındığı belirlenmiş.

            Tomografiler özellikle beyin, göğüs ve karın boşluğu hastalıklarının görüntülenmesinde en çok yararlanılan radyolojik inceleme yöntemleri. Tek bir tomografinin ciddi bir tehlikesi yok ama genç bir insanın hayatının ilk yıllarından itibaren radyasyona maruz kalmasının kanser riskini ciddi şekilde artırabileceği unutulmamalı.

Tomografiler değişik amaçlarla istenebiliyor.

Bir: Hastanın muayenesinde veya akciğer grafisi veya ultrason gibi incelemelerinde ne olduğu tam olarak anlaşılamayan bir lezyonun daha ayrıntılı olarak değerlendirilebilmesi için.

İki: Bilinen bir lezyonu olan hastanın durumunda bir farklılık olup olmadığının belirlenebilmesi için.

Üç: Kanser teşhisi konmuş bir hastada hastalığın yaygınlığının saptanması için.

Dört: Hiçbir şikâyeti olmayan kişilerde check-up için.

            Kalp sintigrafileri ise kalbi besleyen koroner damarların incelenmesi ve kalp fonksiyonlarının değerlendirilmesi için yapılan bir inceleme.

            Tabii ki bu radyolojik incelemeler mutlaka gerekli oldukları için yapılıyorsa diyecek bir şey yok, ama bu tetkiklerin önemli bir kısmının fuzuli yapıldığından da kimsenin şüphesi yok. Bu konuda yapılan bir araştırmada tomografilerin üçte birinin gereksiz istendiği sonucuna varılmış olması bunun en güzel kanıtı.

Araştırmaya katılan uzmanlardan biri olan Yale Üniversitesi kardiyologlarından Dr. Krumholz, ‘Doktorların bir kısmının hastalarını dinlemek, ayrıntılı olarak sorgulamak ve muayene etmek yerine onları hemen tetkike göndermelerinin’  de gereksiz incelemelerin önemli bir sebebi olduğunu söylüyor. Hastaların doktorlarına ‘Bu testin gerekli olup olmadığını ve test sonucunun tedaviyi ne ölçüde etkileyeceğini’ mutlaka sormaları gerektiğini hatırlatıyor.

Bazı doktorların bilgi ve tecrübe yetersizliği, bazılarının hata yapma korkusu, bazılarının ise bu tür incelemeler için komisyon almaları veya radyoloji merkezleri ile ortaklıkları olması da gereksiz testlerin sebepleri arasında.

            Gelelim neticeye 


            Birçok laboratuar incelemesinin boş yere yapıldığı ve bunların sonuçlarının tedavi ve hastanın iyileşmesi üzerine bir etkileri olmadığı biliniyor. Bunun ciddi ekonomik kayıplara yol açması bir tarafa, radyasyon yüzünden insan sağlığı tehlikeye de atılmış oluyor.

Elimizde herhangi bir istatistiksel veri olmamakla beraber ileri radyolojik incelemelerin ülkemizde de gelişmiş ülkelerdeki kadar hatta onlardan daha çok uygulandığını biliyoruz.

Doktorlarımızı bu tür tetkikleri isterken daha çok düşünmeye, hastaları da kendilerinden istenen tetkikin getiri ve götürüsünü doktorları ile tartışmaya davet ediyoruz. X-ışını ile yapılan tetkiklerin çocuklar için çok daha zararlı olduğu ise asla unutulmamalı.



Bu yazı 1,971 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 19 Mart 2015 Karatay'ın askerleriyiz!
    • 31 Ekim 2014 Günde 3 bardak süt kemik kırığı ve ölüm riskini artırıyor
    • 10 Haziran 2014 Kimi kime şikayet edelim?
    • 16 Mayıs 2014 Akademik sahtekarlık geleneğinin kime ne zararı var
    • 21 Şubat 2014 Antibiyotikler meme kanseri riskini artırıyor
    • 4 Aralık 2013 Damacana mı musluk suyu mu?
    • 20 Kasım 2013 Yakında ruh hastası olmayan kalmayacak
    • 13 Şubat 2013 Bir Türk tıp alanında Nobel alabilir mi?
    • 10 Ocak 2013 Yakında ruh hastası olmayan kalmayacak
    • 1 Ekim 2012 Türkiye'de mamografi taramaları rezaleti
    • 14 Eylül 2012 İlaç tanıtımında bundan iyisi Şam'da kayısı
    • 9 Temmuz 2012 Bir sağlık haberi skandalı
    • 17 Mayıs 2012 Coca-Cola'nın reklam yüzü olabilirim
    • 8 Mayıs 2012 FDA şaşırma, sabrımızı taşırma
    • 27 Nisan 2012 Sönmez gene döndü
    • 5 Nisan 2012 Şampuanlar da bozuk çıktı
    • 12 Mart 2012 Dokunan değil içen yanıyor!
    • 12 Mart 2012 Meyve suyu değil boyalı su bunlar
    • 8 Mart 2012 Amerikalılar çiğ sütü akladı
    • 21 Şubat 2012 Hasta memnuniyeti neyi gösterir?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,221 µs