En Sıcak Konular

Prof. Dr. Ayten Altıntaş



Prof. Dr. Ayten Altıntaş
20 Temmuz 2008

Unutulan bir ilaç bergamot



Bergamot hakkında bilmemiz gereken iki önemli nokta var. Birincisi bu ağacın yaprağı, meyvesi ve özellikle de tohumunun Osmanlı tıbbında önemli bir ilaç olduğu, İkinci olarak bilmemiz gereken ise Bergamot ağacı ve meyvesinin 16. yüzyılda Avrupa’ya Bergama’dan götürülen numunelerle tanıtılmış olması ve bu sebeple bu güzel kokulu narenciyeye İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca ve İspanyolca’da  Bergamot dendiği.

Bergamot Ağacı ve Meyvesi

Bergamot ağacı, bugün bütün dünyada tanınan Turunçgiller ailesinden(familyası) olup bir ılıman ülke bitkisidir. Uluslar arası botanik sınıflandırmada  “Rutacea” familyasının “citrus” türünden olup “Citrus aurantium subsp. Bergamia” olarak isimlendirilir.

Bergamot ağacı, boyu, büyüklüğü, yapraklarının şekli  , çiçeklerinin rengi ile diğer turunçgillere ve özellikle limona benzer. Bergamot ağacı kimilerine göre turunç ile limonun, kimilerine göre turunç ile acı limonun melezidir. Nisan Mayıs aylarında güzel kokulu çiçek açar.  Bergamot meyvesi, armut biçiminde, yeşilimsi sarı renkli kendine has güzel bir kokusu olan kabuğa sahiptir. Meyvesi sarı renkli olup ekşidir, her bir meyvede uçuk sarı renkteki beş altı çekirdek bulunur. Dış kabuğu, iç kabuğu ve etli kısmı limona benzer daha acıdır fakat daha hoş ve değişik bir kokuya sahiptir.

Turunçgillerin hepsinin anavatanın Çin toprakları olduğu yazılır.  M.S. 1000 yıllarında bu ağaçlar  Çin’den Doğu dünyasına tanıtılmış, oradan da tüccarlar tarafından Akdeniz bölgesine getirilmiştir. Turunç türlerinden biri olan bergamot ağacı da bu yolla Doğu ülkelerine taşınmış, orada yetiştirilmiş, kullanılmıştı. Avrupa’ya tanıtımı da  aşağıda anlatılacağı gibi Bergama’dan oldu. 16. yüzyıldan itibaren  Avrupa’da tanınan bergamot  18. yüzyıldan itibaren özellikle Güney İtalya’da yetiştirildi ve bugün hâlâ  bu ülkenin güneyindeki Calabria Eyaleti (İtalya’nın güneyinde çizmenin en alt kısmına verilen ad ). bergamot üretiminin en önemli merkezidir. 

Bergamot’un Bergama’dan Tanıtılması

Bergamot bütün Avrupa dillerinde hemen hemen aynıdır. Şöyle ki:

İngilizce bergamot, bergamot orange,

Fransızca bergamote, Bergamotier,

İtalyanca Bergamotto, 

Almanca Bergamottenbaum

İspanyolca’da bergamota

Avrupa’da Bergamot ağacı ve meyvesi hakkında bilgi veren kaynaklara 16. yüzyıldan itibaren rastlıyoruz. Bu kaynak eserlerde ;  “Bergamia’ bilimsel adı Bergama’dan gelmektedir, bu da, “Pergamo”, Pergamon olarak bilinen ve Küçük Asya=Anadolu’ nun batısındaki antik kentin Türkçe söyleniş şekli olan  Bergama’dan kaynaklanmaktadır” diye yazılmaktadır. Bilindiği gibi 1500’lü yıllarda Osmanlı Devleti’ne pek çok yabancı seyyah ziyaret ediyordu. Bunların içinde bitki uzmanları da vardı ve yeni buldukları bitkilerden örnekler alıyor ve ülkelerine götürüyorlardı. Bergamot meyvesi de bu şekilde tanıtılan bir ağaç ve meyve idi.

Bergamot’un Kullanıldığı Yerler ve Faydaları

Bugün Dünyada Bergamot özellikle güzel kokusu için kullanılır. Bergamot meyvesinin dış kabuklarının sıkılması ile elde edilen “Bergamot Yağı=Oleum Bergamiae” parfümeri, koku sanayinde özellikle kolonya yapımında , ilaç , kozmetik ve meşrubat sanayinde önemli bir kullanım alanı vardır. Meyvesinin kabuğundaki esanslı yağın niteliğinden dolayı ticari amaçla yetiştirilir. Yetiştirildiği başlıca ülkeler İtalya, Fildişi kıyısı ve Gine dir. (Türkiye’de Akdeniz ve Eğe bölgesinde çok az miktarda kalmış, Bergama’da da yeni yetiştirilmeye başlanmıştır.) 

Bergamot ağacı ve özellikle meyvesi Osmanlı tıbbına göre pek çok şekilde kullanılırdı. Bergamot meyvesi Osmanlıca yazılan tıp kitaplarında “ağaç kavunu , turunç, narenç” isimleriyle yer alıyordu. Tıp kitaplarının tedavi kısımlarında bergamot yani  ağaç kavunu olarak; çiçeği, meyvesi, meyve kabuğu, meyve çekirdeği ayrı ayrı ilaç olarak tıbbi kullanım alanı vardı.

Bu bilgileri özetleyecek olursak; Bergamotun güzel kokusunun ilaç olarak kullanılmasıyla başlayabiliriz.  Bergamot çiçeğini ve meyvesini koklamak salgın hastalıklarda önleyici olarak önemliydi. Bir yerde çıkan ve hızla yayılan salgın hastalık zamanında (Veba günlerinde) hastalanmamak için meyve ve çiçeği koklamalıydı. Bergamot’un kokusundaki etki salgın hastalıklarda çok faydalı olup, hastalığın zararlarını dağıtıp, uzaklaştırırdı.Bu sebepten evlerde bulundurulması tavsiye ediliyordu.

Bergamot’un  meyvesinden yapılan macunlar (reçeller) ve şuruplar çok kullanılıyordu. Bergamotun reçeli veya şurubu yemekleri hazmettirici olarak  mideyi kuvvetlendirici, karın ağrılarını teskin edici, mide bulantılarını giderici, sindirime yardımcı etkili idi. Tıp kitaplarında bu şurupların nasıl hazırlanması gerektiği anlatılır.

Bergamot ağacının yaprağını çiğnemek, ağızdaki istenmeyen  kokuları giderici etkisinden dolayı çok kullanılıyordu. Bu etkisi bütün tıp kitaplarında tavsiye edilir.

Bergamot meyvesinin tohumu özellikle çok önemli bir ilaçtır. Bergamot meyvesinin tohumları  toplanır, kurutulur saklanırdı. Zehirlenmelerde, tüm zehirli hayvanların sokmasında bu tohumlar ezilir ve su ile içilirdi. Zehirlenmelerdeki faydalı etkisi bütün Osmanlı hekimlerince kabul edilip, kullanılması tavsiye edilmektedir. Eskiden tabiatın içinde yaşayan insanların zehirli hayvan sokmalarına karşı aldıkları tedbirlerden ilki Tiryak denen hazırlanmış ilaç ve ikinci sırada da “Küçük tiryak” denen bu tohumlardı.

Bu ilaçlar uzun yıllar denenmiş, uygulanmış, hekimlerin süzgecinden geçmiş ve kitaplarda yerini almıştı. Sadece hastanın yararı için çalışan hekimler bu ilaçların faydasını anlatmışlar, imkanı olanlar da bahçelerinde yetiştirerek hem kendilerine hem de çevrelerindekilere faydalı olmuşlardı.

Kimyasal ilaçlardan sonra doğaya dönen tıp araştırmacıları elbette bu etkiyi de fark edecekler.Bizler de Bergama’ya uğradığımızda veya oralardan geçerken Bergamot’un isim vatanını fark etmeliyiz.

             



Bu yazı 3,994 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 12 Ocak 2011 Sabuna ihanet etmeyin!
    • 6 Eylül 2010 Ramazanda ruhun gıdası 'güzel koku'
    • 31 Mayıs 2010 Ekmekler karardı!
    • 8 Mart 2010 'Saç'ı çözmek!
    • 17 Ağustos 2009 Bir kaşık gülbeşeker lütfen
    • 20 Temmuz 2008 Unutulan bir ilaç bergamot
    • 1 Temmuz 2008 Bunaltıcı sıcaklarda en iyi serinletici gülsuyu

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,594 µs