En Sıcak Konular

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta



Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
12 Mart 2012

Dokunan değil içen yanıyor!



Dünyanın en büyük içecek firması Coca-Cola, kolalı içeceklerde bulunan ve kanser yaptığı iddia edilen “karamel boyası”nın miktarını azaltacağını bildirdi.


Ben bu açıklamayı sivil toplum kuruluşlarının dev içecek endüstrisine karşı bir zaferi olarak görüyorum.

Şimdilik sadece Amerika’ yı ilgilendiren bu formül değişikliğinin kısa zamanda diğer kola üreten firmalar tarafından da yapılacağına ve tüm dünyaya yayılacağına inanıyorum.

Adı karamel ama…

Önce gelin karamel boyası nedir ona bakalım.

Karamel boyasının adı hanımların evde şekeri tencerede eriterek yaptıkları karamel ile aynı olsa da bu madde şekerin “yüksek basınç ve ısı altında amonyak ve sülfitlerle” muamele edilmesiyle üretiliyor.

Bu üretim sırasında kısaca 2-MI ve 4-MI adıyla bilinen “metil-imidazol” yan ürünler oluşuyor.

Amerikan Milli Toksikoloji Programı’ na göre, 2-MI ve 4-MI ismiyle bilinen bu bileşikler hayvanlarda akciğer, karaciğer, tiroit kanserleri ve lösemiye yol açıyor ve kanıtlanmamış olmakla beraber aynı risk insanlar için de var.

CSPI (Center for Science Public İnterest) adlı kamu yararına çalışan bilim kuruluşu, geçen sene başta kolalı içecekler olmak üzere birçok yiyecek ve içecekte renklendirici olarak kullanılan kanserojen karamel boyasının yasaklanması için FDA’ ya (Gıda ve İlaç Dairesi) başvurmuştu. 

CSPI, kanser riskinin düşük olmasına rağmen hiçbir besin değerleri olmayan ve sadece kozmetik olarak kullanılan kimyasalın yiyeceklerde yeri olmadığını ve hiç değilse bu ürünlerin üzerine kanser riski uyarısı konmasını istiyor.

Kaliforniya eyaleti, 4-MI’ nin bir “kanserojen” yani kansere sebep olan bir madde olduğunu ve günde 29 mikrogramdan fazla 4-MI alınmasının kanser riskini artırdığını kabul ediliyor. Eyalet kanunlarına göre, bu maddenin fazla miktarda bulunduğu yiyecek ve içeceklere “kanser uyarı” konması gerekiyor.

Coca-Cola diyor?

Firmanın sözcülerinden Ben Sheidler “Coca-Cola’ nın senelerdir tüm dünyada tüketilen güvenli bir içecek olduğunu, içinde insan sağlığına zararlı hiçbir madde bulunmadığını” söylüyor ve ekliyor: “Kaliforniya Kanunlarına uymak için karamel üreticimize gerekli üretim değişikliklerini yapmasını bildirdik”. 

Amerikan İçecekler Birliği’ nin (ABA) görüşü de şöyle:

“4-MI nin insanlarda kansere yol açtığına dair bir kanıt olmadığı gibi FDA da dâhil hiçbir ülke 4-MI’ yi insanlar için karsinojen olarak kabul etmiyor. Hayvanlarda çok yüksek dozlarda görülen karsinojen etkinin insanlar için de geçerli olduğunu iddia etmek imkânsız. Bunun için günde bin kutu kola içmek lazım.

Karamelin kanserojen olduğu iddiası uzun zamandan beri yiyecek ve içecek endüstrisine saldıran grubun tüketicileri korkutmasından başka bir işe yaramayacaktır. “

Bu telaş gereksiz mi?

CSPI’ nin kanser endişesini çok yerinde buluyorum:

BİR: Karamel boyasının insanlar için kanserojen olduğunun kanıtlanmamış olması bence hiç önemli değil; bunun farelerde birçok kansere yol açıyor olması yeterli.

Ne yani binlerce, on binlerce insan kanser olduktan sonra “Karamel hakikaten kanserojenmiş, kullanmayalım” demek mi yoksa kanser yapma ihtimali olan bir maddeyi hiç kimse zarar görmeden hayatımızdan çıkarmak mı doğrudur?

İKİ: İnsanların farelerde kanser yaratan miktarlarda karamele maruz kalmaları için günde bin kutu kola içmeleri gerekir ifadesine bakıp yanılmayalım.

12 onsluk bir kutuda ortalama olarak 140 mikrogram (Kaliforniya Kanunlarına göre 5 misli fazla!) 4-MI olduğu ve karamel boyasının başka içecek ve yiyeceklerde de bulunduğu hesaba katılacak olursa kola tiryakilerinin ihmal edilemeyecek kanser riski ile karşı karşıya oldukları ortaya çıkar.

ÜÇ: Farelere bu maddenin çok yüksek dozlarda verildiği doğru ama hayvanlar laboratuar ortamında sadece bu maddeye maruz kalıyorlar; oysa insanlar her gün yediklerinden içtiklerinden, soludukları havadan başka karsinojenler de alıyorlar.

Karsinojenlerin birbirlerinin etkisini artırıcı özellikleri olduğu ve bundan dolayı da birden çok karsinojene maruz kalınması durumunda kanser riskinin artabileceği de unutulmamalıdır.

DÖRT: Bu kimyasalların hiçbir besin değeri olmadığına ve yiyecek ve içeceklere renk vermekten başka bir işe yaramadıklarına göre, endüstrinin bunları kullanmakta ısrar etmesinin mantığını anlayamıyorum.

Gelelim neticeye

Mısır şurubu ile tatlandırılmış, birçok katkı maddesi ihtiva eden yüksek kalorili gazlı içeceklerin başta obezite, diyabet, astım ve alerjiler olmak üzere pek çok hastalığa yol açabileceği zaten biliniyordu.

Bundan sonra kolalı içeceklerden uzak durmak için çok önemli bir sebebimiz daha var.

Benden söylemesi: İçen yanar!

KAYNAKLAR

http://articles.latimes.com/2012/mar/05/news/la-heb-cola-cancer-20120305

http://healthland.time.com/2012/03/06/soda-wars-can-the-color-in-your-cola-give-your-cancer/
 



Bu yazı 2,438 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 19 Mart 2015 Karatay'ın askerleriyiz!
    • 31 Ekim 2014 Günde 3 bardak süt kemik kırığı ve ölüm riskini artırıyor
    • 10 Haziran 2014 Kimi kime şikayet edelim?
    • 16 Mayıs 2014 Akademik sahtekarlık geleneğinin kime ne zararı var
    • 21 Şubat 2014 Antibiyotikler meme kanseri riskini artırıyor
    • 4 Aralık 2013 Damacana mı musluk suyu mu?
    • 20 Kasım 2013 Yakında ruh hastası olmayan kalmayacak
    • 13 Şubat 2013 Bir Türk tıp alanında Nobel alabilir mi?
    • 10 Ocak 2013 Yakında ruh hastası olmayan kalmayacak
    • 1 Ekim 2012 Türkiye'de mamografi taramaları rezaleti
    • 14 Eylül 2012 İlaç tanıtımında bundan iyisi Şam'da kayısı
    • 9 Temmuz 2012 Bir sağlık haberi skandalı
    • 17 Mayıs 2012 Coca-Cola'nın reklam yüzü olabilirim
    • 8 Mayıs 2012 FDA şaşırma, sabrımızı taşırma
    • 27 Nisan 2012 Sönmez gene döndü
    • 5 Nisan 2012 Şampuanlar da bozuk çıktı
    • 12 Mart 2012 Dokunan değil içen yanıyor!
    • 12 Mart 2012 Meyve suyu değil boyalı su bunlar
    • 8 Mart 2012 Amerikalılar çiğ sütü akladı
    • 21 Şubat 2012 Hasta memnuniyeti neyi gösterir?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,540 µs