En Sıcak Konular

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta



Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
10 Ocak 2012

Rahim ağzı kanser aşısı için uzmanlar ne diyor?



Rahim ağzı kanseri aşısı olarak reklâmı yapılan HPV aşısı hakkındaki görüşlerim için çok sayıda jinekolog meslekdaşımdan itirazlar geldi ve gelmeye de devam ediyor.

Bana karşı çıkanlar rahim ağzı kanseri ve aşısı hakkında yanlış veya eksik bilgi vermeme değil benim görüş bildirmeme kızıyorlar. Söyledikleri özetle şu: “Sen ne anlarsın rahim ağzı kanserinden, aşısından be adam?”

Uzmanlık alanımın göğüs hastalıkları olduğu dikkate alınacak olursa bu itirazlar elbette çok yerinde ve haklı. Benimki “hariçten gazel okumaktan başka bir şey değil.”

Ben de bu sefer hiçbir yorum yapmadan bu mevzuda uzman ve yetkili olanların görüşlerini sunmak istiyorum.

Önce Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Recep Akdağ’ ı dinleyelim (1):

Bakan Akdağ, HPV aşısının rahim ağzı kanserini önleme etkisinin henüz bilinememesi, yan etkileri konusunda bazı kuşkuların bulunması ve Türkiye’ye maliyet-etkinlik açısından uygun olmaması nedeniyle sosyal güvenlik kapsamına alınmasının düşünülmediğini kaydetti.

Akdağ, rahim ağzı kanserinin önlenebilir bir kanser türü olduğunu belirterek, “Rahim ağzı kanserinde erken teşhis ve tarama çok önemlidir. Bu kanser, kolay, ucuz ve güvenilir bir test olan Pap Smear testi ile en erken safhada tespit edilebilmekte ve erken dönemde tanı alan hastaların da yüzde 95′inden fazlası kolay tedavi yaklaşımları ile iyileşebilmektedir. Tüm kadınların aşı yaptırmış olsalar dahi belirli aralıklarla smear testi ile taramalarını yaptırmaya devam etmeleri halen tartışılmaz bir gerçektir. ” dedi.

Ülkemizde 9-29 yaş arasında 18 milyon nüfus bulunmaktadır ve her yıl 800 bin kız çocuğu dünyaya gelmektedir. Ülkemizde rahim ağzı kanserini önlemek için ilk yıl 18 milyon kişi ve her yıl 800 bin kız çocuğunun aşılanması gerekmektedir.

Söz sırası Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Daire Başkanı Prof. Dr. Murat Tuncer’ de (2):

Serviks tarama programına giren hiçbir kadının bu kanserden ölmediğini ve HPV alan kadınların yüzde 75 ile yüzde 98’inin kanser olmadığını söyleyen Dr. Tuncer, “Buna kanser aşısı demek doğru değil, bu ilaç firmalarının pompaladığı bir politikadır, şu anda etkinliği yüzde yüz kanıtlanmış değil sadece 5 yıl için etkinliği bildirilmiş. 5 yıl sonra ne olacak, tekrar yapılacak mı kesin belli değil” dedi. Aşının Asya’da yüzde 60, Avrupa’da yüzde 70 koruma sağladığını söyleyen Tuncer: “Ama Türkiye’de ne kadar koruduğuna yönelik bir çalışma yok, belki de hiç korumuyor, bilmiyoruz” diye konuştu.

Sırada Türk Jinekolojik Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ali Ayhan var (3):

“Türkiye’de 2008 yılında yapılan bir çalışmaya göre bin 444 rahim ağzı kanserinin tespit edildiğini belirten Ayhan, bu hastalardan 500′ünün aynı yıl hayatını kaybettiğini söyledi. Türkiye’de son yıllarda rahim ağzı kanseri nedeniyle ölümlerin azaldığını anlatan Ayhan, “Rahim ağzı kanseriyle ölümlerin azalmasında toplumun bilinçlenmesi ve yardımcı sağlık personeli ile hekimlerin ortak bilgi alışverişinde bulunması önemli rol oynuyor” dedi.

Rahim ağzı kanseriyle ilgili erken tanı ve korunmaya yönelik tedbirler alındığını belirten Ayhan, rahim ağzı taraması sistemiyle erken tanıda önemli bir mesafe aldıklarını vurgulayarak, “Erken tanı rahim ağzı kanserlerinde hayat kurtaran bir yoldur. Erken tanı halinde rahim ağzı kanserini tamamen önleyebiliyoruz” diye konuştu.

Şimdi de jinekolog Prof. Dr. Sedat Kadanalı’ yı dinleyelim (4):

“Aşılama toplumda yaygın olan, salgın yapan ve sık görülen hastalıklar için vazgeçilmez bir uygulamadır ve gerektiğinde tüm topluma uygulanmalıdır. Ulusal aşı programları yapılırken hastalığın toplumda görülme sıklığı, aşılanma ile kaç kişide hastalığın önlenebileceği ve bunun maliyet hesapları yapılmalıdır. Ayrıca hastalıkta korunmanın daha basit yollarının olup olmadığı araştırılmalıdır. Ülkemiz gibi tek eşliliğin yoğun olduğu ve sünnet gibi rahim ağzı kanserinde koruyan bir uygulamanın olduğu ve rahim ağzı kanseri görülme sıklığının az görüldüğü ülkelerde aşılanmanın kâr-zarar hesabı iyi yapılmalıdır.

Rahim ağzı kanseri aşısı diye tanıtılan aşının rahim ağzı kanserini önlediğine dair bir veri yoktur. HPV aşısı zaten lisansını da Amerika’da “HPV enfeksiyonlarından korunma” için almıştır.”

Son söz Prof. Dr. Sezai Şahmay’ da (5):

“Aşı tamamen ticari bir ürün. Ben bu aşıya karşıyım. Dünyada da giderek daha fazla sayıda uzman böyle düşünmeye başladı. Bu nedenle de üretici firmaların morali bozuldu. HPV enfeksiyonunu kadınların büyük bir kısmı geçiriyor. Yüzde beşinde sorun yaratıyor. Bu yüzde beşin de binde birinde kanser görülüyor. Rahim ağzı kanserinin gelişmesi için en az altı-yede sene geçiyor. Aşı yaptıranların smear testlerine devam etmeli. Normal kontrollerini yaptıran kadında kanser öncesi lezyonlar zaten tedavi edilebiliyor. Rahim ağzı kanserinde azalma var. Kendi kızıma yaptırmadım.”

KAYNAKLAR

    http://www.haberler.com/asisi-pahali-her-60-bin-kadindan-biri-rahim-agzi-haberi/
    http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/404564.asp
    http://www.medimagazin.com/hekim/kongre/tr-hpv-asisi-sgk-kapsamina-alinacak-2-20-29424.html
    http://www.ahmetrasimkucukusta.com/2010/07/16/yazilar/elestirel-yazilar/ilaclar/rahim-agzi-kanseri-ve-hpv-asisi-hakkinda-bilimsel-gercekler/
    http://www.ahmetrasimkucukusta.com/2010/07/31/hakkimda/hpv-asisi-tartismasi/



Bu yazı 1,835 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 19 Mart 2015 Karatay'ın askerleriyiz!
    • 31 Ekim 2014 Günde 3 bardak süt kemik kırığı ve ölüm riskini artırıyor
    • 10 Haziran 2014 Kimi kime şikayet edelim?
    • 16 Mayıs 2014 Akademik sahtekarlık geleneğinin kime ne zararı var
    • 21 Şubat 2014 Antibiyotikler meme kanseri riskini artırıyor
    • 4 Aralık 2013 Damacana mı musluk suyu mu?
    • 20 Kasım 2013 Yakında ruh hastası olmayan kalmayacak
    • 13 Şubat 2013 Bir Türk tıp alanında Nobel alabilir mi?
    • 10 Ocak 2013 Yakında ruh hastası olmayan kalmayacak
    • 1 Ekim 2012 Türkiye'de mamografi taramaları rezaleti
    • 14 Eylül 2012 İlaç tanıtımında bundan iyisi Şam'da kayısı
    • 9 Temmuz 2012 Bir sağlık haberi skandalı
    • 17 Mayıs 2012 Coca-Cola'nın reklam yüzü olabilirim
    • 8 Mayıs 2012 FDA şaşırma, sabrımızı taşırma
    • 27 Nisan 2012 Sönmez gene döndü
    • 5 Nisan 2012 Şampuanlar da bozuk çıktı
    • 12 Mart 2012 Dokunan değil içen yanıyor!
    • 12 Mart 2012 Meyve suyu değil boyalı su bunlar
    • 8 Mart 2012 Amerikalılar çiğ sütü akladı
    • 21 Şubat 2012 Hasta memnuniyeti neyi gösterir?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,799 µs