En Sıcak Konular

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta



Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
13 Ocak 2011

Gizli astım



Astım, tüm dünyada ve ülkemizde en çok görülen solunum yolları hastalığıdır. İstatistiklere göre, çocukların yüzde 10-15’ i, erişkinlerin yüzde 5’ i astımlıdır ve Türkiye’ de 4-5 milyon kadar astımlı olduğu tahmin edilmektedir.

Çok farklı klinik tablolarla karşımıza çıkan astımın türlerinden biri de gizli astım’dır. Henüz, tipik astım belirtileri göstermeyen, fakat ileri yıllarda astım gelişme riski yüksek olan kişiler gizli astımlı olarak adlandırılır.

Saman nezlesi veya egzama gibi alerjik hastalıkları olanlarda gizli astım ihtimali yüksektir. Çocukluk döneminde besin ve ilaç alerjisi olanlar da gizli astımlı olarak kabul edilir. Son senelerde obez olanlarda astım riskinin yüksek olduğunu gösteren pek çok çalışma vardır.

Gizli astımlılarda solunum yollarının viral enfeksiyonları daha çok görüldüğü gibi daha uzun ve daha şiddetli belirtiler verir. Gülmek, ağlamak, şarkı söylemek; soğuk veya kirli havaya maruz kalmak; soğuk yiyecek veya içecekler öksürük veya gıcık hissine yol açabilir.

Gizli astımlıların erkenden tanınıp gerekli tedbirlerin alınmasıyla bu kişilerde astım gelişmesini önlemek mümkün olabilir:

Astım gelişme riski, anne veya babasının birinde alerjik bir hastalık olan çocuklarda yüzde 30 iken, her ikisinde de alerjik hastalık olanlarda yüzde 50’ye kadar çıkar.

Gizli astım nasıl teşhis edilir?

    * Alerjik deri testleri: Kolun iç tarafına alerjen maddeler damlatılarak özel bir iğne ile deri çizilir ve alerjenin deri içine sızması sağlanır. 20 dakika sonra deride meydana gelecek olan kızarma ve kabarmalar değerlendirilir. 3 milimetreden daha büyük reaksiyonlar kişinin o maddeye karşı alerjik olduğunu gösterir. Deri testleri ile alerjik oldukları belirlenen kişilerde astım ortaya çıkma riski yüksektir.
    * Kanda IgE ölçümü: İmmunglobulin E veya kısa adıyla IgE, vücudumuzun alerjen maddeye karşı oluşturduğu özel bir antikordur. Normal insanların kanında çok düşük miktarlarda IgE bulunur. Kanlarında IgE düzeyleri yüksek olanlara atopik kişi denir, bunlar astım adaylarıdır. Kordon kanında IgE’ si yüksek olan bebekler de gizli astımlı olarak kabul edilebilir.
    * Solunum provokasyon testleri: Histamin isimli kimyasal bir madde solunum yoluyla giderek artan dozlarda verilerek bronşlarda meydana gelen daralma solunum fonksiyon testleri ile ölçülür. Bu test yardımıyla solunum yollarının hiperreaktif (aşırı duyarlı) olup olmadığı belirlenir.  Gizli astımlılarda en düşük histamin dozlarında bile aşırı bronş daralması meydana gelir.

 Gizli astımın önlenmesi mümkün mü?

Astım gelişme riski yüksek olanların aşağıdaki tavsiyelere uymalarında yarar vardır:

    * Sigara içmeyin ve sigara içilen ortamlarda bulunmayın.
    * Hava kirliliği olan ortamlardan uzak durun.
    * Evlerinizi havalandırın. Nem miktarını yüzde 50’ nin altında tutmaya çalışın.
    * Evde kedi, köpek gibi tüylü hayvan beslemeyin.
    * Yatak odasında halı, kilim, koltuk, kütüphane gibi fazla eşya bulundurmayın.
    * Düzenli spor (özellikle de yüzme) yapın.
    * A, C ve E vitamini gibi antioksidanlar ve selenyum gibi mineralleri içeren yeşil sebze, meyve ve deniz ürünlerini bol yiyin.
    * Katkı maddeleri ve GDO’ lu yiyecek ve içeceklerden uzak durun.
    * Kilonuz boy ve yaşınıza uygun olsun.
    * Gelişigüzel ilaç kullanmayın.
    * Alerjen ve tahriş edici maddelerden uzak kalın.
    * Bebeğiniz varsa, en az 6 ay anne sütü almasını sağlayın. Erken yaşta yuvaya gönderin.



Bu yazı 4,698 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 19 Mart 2015 Karatay'ın askerleriyiz!
    • 31 Ekim 2014 Günde 3 bardak süt kemik kırığı ve ölüm riskini artırıyor
    • 10 Haziran 2014 Kimi kime şikayet edelim?
    • 16 Mayıs 2014 Akademik sahtekarlık geleneğinin kime ne zararı var
    • 21 Şubat 2014 Antibiyotikler meme kanseri riskini artırıyor
    • 4 Aralık 2013 Damacana mı musluk suyu mu?
    • 20 Kasım 2013 Yakında ruh hastası olmayan kalmayacak
    • 13 Şubat 2013 Bir Türk tıp alanında Nobel alabilir mi?
    • 10 Ocak 2013 Yakında ruh hastası olmayan kalmayacak
    • 1 Ekim 2012 Türkiye'de mamografi taramaları rezaleti
    • 14 Eylül 2012 İlaç tanıtımında bundan iyisi Şam'da kayısı
    • 9 Temmuz 2012 Bir sağlık haberi skandalı
    • 17 Mayıs 2012 Coca-Cola'nın reklam yüzü olabilirim
    • 8 Mayıs 2012 FDA şaşırma, sabrımızı taşırma
    • 27 Nisan 2012 Sönmez gene döndü
    • 5 Nisan 2012 Şampuanlar da bozuk çıktı
    • 12 Mart 2012 Dokunan değil içen yanıyor!
    • 12 Mart 2012 Meyve suyu değil boyalı su bunlar
    • 8 Mart 2012 Amerikalılar çiğ sütü akladı
    • 21 Şubat 2012 Hasta memnuniyeti neyi gösterir?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,949 µs