En Sıcak Konular

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta



Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
1 Ocak 2010

Tezgah üstü ilaçlardaki tezgaha dikkat!



Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile eczacılar arasında anlaşmazlık sürerken Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yeni bir ‘One Minüt’ çıkışı yaptı.

Eczanelere SGK ile tek tek masaya oturması için 15 Ocak’a kadar süre tanıdıklarını ifade eden Başbakan, ayrıca ilaç satışını market ve süpermarketlere taşıyacak yeni bir çalışma yaptıklarını açıkladı.

Başbakanın bu çıkışla söylemek istediği iki önemli şey var:

Başbakan önce eczacılara gözdağı veriyor. SGK ile teker teker anlaşmazsanız ocağınıza incir dikerim; aklınızı başınıza alın diyor.

İkinci ve asıl önemlisi ise ‘marketlerde ilaç satışı’ sözü ile ‘tezgâh üstü ilaç’ kavramını gündeme getiriyor ve ilaç reklâmının da önünü açıyor.

Tezgâh üstü ilaç

Tezgâh üstü ilaç son yıllarda çok sık duymaya başladığımız bir terim. Bu, İngilizcedeki ‘over the counter drug’ (OTC) sözünün bire bir Türkçe’ ye çevrilmiş şekli; bir deyim. Dilimizdeki tam karşılığı ‘reçetesiz satılan ilaç’ aslında, ama deyimler ne demek istediklerine bakılmaksızın, içinde yer alan kelimeler tek tek tercüme edilirse, ortaya işte böyle tuhaf ifadeler çıkabiliyor.

Tezgâh üstü ilaç, marketten veya bakkaldan ‘çikolata veya sakız alır gibi alınabilen ilaç’ demek. Amerika’ da ve bazı Avrupa ülkelerinde, bir takım ağrı kesici hap ve pomatlar, romatizma ilaçları, soğuk algınlığı ve üst solunum yolları hastalıklarında kullanılan ilaçlar, alerji hapları, antiasit olarak bilinen mide asidini gideren hap ve pastiller, vitaminler marketlerde tezgâh üstünde, yani reçetesiz satılabiliyor ve gazetelerde, televizyonlarda reklâmları da yapılabiliyor.

Tezgâh üstü ilaç terimi esasında ilacın reklâmına fırsat yaratmak için çıkarılmış ticari bir isimdir. İlaçlar için tezgâh altı veya tezgâh üstü gibi nitelemeler yapmak yanlıştır. İlaç ilaçtır. Tezgâh üstü veya değil ilaçların tümünün eczanelerde satılması gerekir.

İlaç endüstrisinin amacı daha fazla ilacı reçetesiz satılan ilaç kapsamına sokmak. Son yıllarda depresyon ve kolesterol düşürücü ilaçların da tezgâh üstüne çıkması için müthiş faaliyetler yürütülüyor. Amaç, bu sayede ilacın serbestçe reklâmını yaparak, doktorlara gerek kalmadan ‘vahşice ilaç pazarlamak’.

Ülkemizde durum farklı. Parasını ödedikten sonra reçete olmadan uyuşturucu sınıfına girenler dışında her ilacı almak mümkün. Bizde kâğıt üzerinde tezgâh üstü ilaç diye bir kavram yok ama bunun pratik uygulaması senelerdir yapılıyor.

Tezgâh üstü ilaçların riskleri

Tezgâh üstü ilaçlar sadece tedavi edici özellikleri bilimsel olarak kanıtlanmamış, yani alsanız da almasanız da bir şey değişmeyen bir takım kimyasal maddeler olmaları yanında ‘ölümcül de olabilen ciddi yan etkilere’ sahip olabiliyorlar.

İlaçların reçetesiz satılmasının ve ilaçlara her yerde kolayca ulaşabilmenin getireceği çok önemli bir tehlike de 'madde bağımlılığı riski' dir.

Zurnada peşrev ilaçta reklâm olmaz

Tezgâh üstü ilaçlar da dâhil hiçbir ilacın reklâmının yapılmasını doğru bulmadığım gibi, hatta tam tersine ‘ilaç reklâmlarının son derece sakıncalı olduğu’ kanaatindeyim.

Üstelik de bu düşüncem sadece tüketicilere yönelik reklâmlarla da sınırlı değil. Doktorlara ilaç reklâmı yapılması da yanlış; bunun ‘hâkime kanun reklâmı’ ndan hiçbir farkı yok. Bunlar ilaç tüketimini artırma amaçlı ‘pazarlama numaraları’ dır.

İlaç eczanede satılmalı

İlacın tezgâh üstü-tezgâh altı diye sınıflandırılması tezgâhtan başka bir şey değildir.

Tüm ilaçların, hastalıkları veya hastalık belirtilerini gideren, ama ölüme kadar varabilen çok ciddi yan etkileri de olabilen kimyasal maddeler olduğu asla unutulmamalıdır.

Reçeteler çırak veya kalfa değil mutlaka eczacı tarafından değerlendirilmelidir. Eczacılar ilacın nasıl kullanılacağını, nasıl saklanacağını, hastanın hangi durumlarda doktorunu araması gerektiği gibi hususları hastaya anlatmakla yükümlü olmalıdır.

Ama buna karşılık da eczanelerin şampuan, deniz topu, oje, ruj, gözlük gibi ilaç olmayan ürünlerin hiçbiri ile de ilgilenmemeleri lâzımdır.



Bu yazı 2,167 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 19 Mart 2015 Karatay'ın askerleriyiz!
    • 31 Ekim 2014 Günde 3 bardak süt kemik kırığı ve ölüm riskini artırıyor
    • 10 Haziran 2014 Kimi kime şikayet edelim?
    • 16 Mayıs 2014 Akademik sahtekarlık geleneğinin kime ne zararı var
    • 21 Şubat 2014 Antibiyotikler meme kanseri riskini artırıyor
    • 4 Aralık 2013 Damacana mı musluk suyu mu?
    • 20 Kasım 2013 Yakında ruh hastası olmayan kalmayacak
    • 13 Şubat 2013 Bir Türk tıp alanında Nobel alabilir mi?
    • 10 Ocak 2013 Yakında ruh hastası olmayan kalmayacak
    • 1 Ekim 2012 Türkiye'de mamografi taramaları rezaleti
    • 14 Eylül 2012 İlaç tanıtımında bundan iyisi Şam'da kayısı
    • 9 Temmuz 2012 Bir sağlık haberi skandalı
    • 17 Mayıs 2012 Coca-Cola'nın reklam yüzü olabilirim
    • 8 Mayıs 2012 FDA şaşırma, sabrımızı taşırma
    • 27 Nisan 2012 Sönmez gene döndü
    • 5 Nisan 2012 Şampuanlar da bozuk çıktı
    • 12 Mart 2012 Dokunan değil içen yanıyor!
    • 12 Mart 2012 Meyve suyu değil boyalı su bunlar
    • 8 Mart 2012 Amerikalılar çiğ sütü akladı
    • 21 Şubat 2012 Hasta memnuniyeti neyi gösterir?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,934 µs